Arttırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik Ne Anlama Gelir? Farkları Nelerdir?

Günümüzde sürekli artan teknolojileri yakalamak ve tam olarak ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyorsanız, arttırılmış gerçeklik-augmented reality(AR)- ve sanal gerçeklik -virtual reality(VR)- arasındaki farkı da bilmeniz gerekecektir. Bu iki yeni teknoloji de artık günlük hayatımızda kullanılmaya başlanılan bir seviyeye erişti. Arttırılmış gerçekliğin şimdiye kadar gördüğümüz en popüler örneği Pokemen Go oyunu oldu. Bunun yanı sıra sanal gerçekliğin eğlence parklarında veya oyunlarda kullanıldığına şahit olmuşsunuzdur. Bu iki yeni sektörü de anlamak için bazı ayrıntılarını açıklamalıyız.

    Sanal Gerçeklik

Sanal gerçeklik, tamamı bilgisayar tarafından oluşturulmuş bir çevreye insanı sokmayı başarıyor. En net tanımını verecek olursak “VR, bilgisayar teknolojisinin yardımı ile insanı tamamen sanal bir dünyaya daldırmaya yarayan teknolojidir” denilebilir. Kullandığınızda VR, sizi tamamen dış dünyadan bağımsız bir ortama sokuyor. Bu çoğunlukla kafaya takılan özel bir ekipmanla sağlanıyor. Bu ekipman bir çift lens ve dijital bir ekran ile simüle edilen gerçekliği insanın gözüne yansıtıyor.

Şu anda mevcut bazı uygulamalar ucuz sayılabilecek VR ekipmanıyla birleştirilip temel bir deneyim yaşatmak için piyasada bulunuyor. Bu bilgiler ışığında VR’ın kullanım alanlarını iki kategoriye koyabiliriz.

  1. Yeni bir dünya yaratıp kullanıcının oyunlarda ve diğer eğlence aktivitelerinde deneyimini daha güçlü hale getirmek.
  2. Simülasyon yardımıyla gerçek hayattaki durumları yeniden yaratıp yeni eğitim olanakları sağlamak

Bu iki kategoriye göre VR oyun ve eğlence için ya da bir kişiyi özel bir alanda eğitmek -mühendisler için yeni bir dizayn alanı yaratmak gibi- için kullanılabilir. Şu ana kadar insanlardan daha çok eğlence alanından talep gelse de teknolojik gelişim için eğitimde kullanımı da öneme sahip.

    Arttırılmış Gerçeklik

Arttırılmış gerçeklik kullanıcının deneyiminin güçlendirme konusunda VR ile benzerlik gösterse de ikisinin derinlikleri farklı. AR daha çok gerçek dünyaya sanal bir tabaka daha ekleme amacı güdüyor. Bu en önemli fark çünkü kullanıcı asla gerçek dünya ile bağını koparmıyor. Örneğin Pokemon Go oyununda kullanıcılar sadece telefonları yardımı ile gerçek dünyada gibi gözüken canavarları yakalamaya çalıştılar. Daha ayrıntılı AR uygulamaları içerisinde bir gözlük de bulundurup kullanıcıları iyice AR dünyasına daldırmayı amaçlıyor ama sonuç olarak sadece gerçek dünyaya eklenti yapmakla kalıyor.

Örneğin bir hologram AR uygulamasıdır. Bu uygulamanın amacı gerçek dünyada olmayan bir şeyi gösterebilmektir. Daha açık haliyle AR ,bilgisayar yardımıyla gerçek dünyadaki deneyimimizi geliştirmek için kullanılan bir teknolojidir.

AR teknolojisinin öncelikle akıllı telefonlarda ve daha sonra farklı giyilebilir cihazlarda kullanıldığını göreceğiz. Akıllı telefonlardaki AR uygulamaları, geçtiğimiz sokakları gösterecek, arkadaşlarımızı bulmamızı sağlayacak ve dijital dünyayla sadece bir lens aracılığıyla etkileşime geçmemize olanak verecek.

    İki Teknoloji Arasındaki Ana Farklılıklar ve Benzerlikler

Amaçları: Arttırılmış gerçeklik, elimizde hali hazırda bulunan cihazlar ya da özel olarak geliştirilmiş cihazlar yardımıyla sürekli deneyimlediğimiz dünyaya bir de sanal kat ekliyor. Sanal gerçeklik ise bunu bir adım öteye götürüp kendi gücüyle tamamen dış dünyada bağımsız sanal bir dünya yaratıyor.

Nasıl Sundukları: Zaten sahip olduğumuz cihazların yanında özel geliştirilmiş lensler ve dijital ekranlar yardımıyla arttırılmış gerçeklik kullanılabiliyor. Yani bir lens aracılığıyla dünyada yeni bir sanal tabaka görüyoruz. Sanal gerçeklik ise tamamen yeni bir dünya yaratmak için kafamıza geçirilen ve elimizde tuttuğumuz bir cihaz ile beraber işlev kazanıyor. Bu ekipmanlarla kullanıcı tamamen sanal dünyaya daldırılıyor.

Teknolojileri: Bazı yönleriyle arttırılmış gerçeklik uygulamada daha fazla zorluk çıkarıyor. Bunun sebebi ise tam anlamıyla bir gerçeklik yaratabilmek için gerçek dünyadan gelen verilerin alınması ve eş zamanlı olarak bunların sanal verilerle uyumlu halde kullanıcıya aktarılması gerekliliği. Sanal gerçeklik bu kadar ağır bir yüke sahip değil çünkü yaratılan dünyanın kullanıcıyı tatmin edici seviyede olması yeterli.

Kaynak

Bir Yorum Yazın