Evrenin Doğuşu

Evrenimiz yaşam serüvenine bundan yaklaşık 13.8 milyar yıl önce sıcak ve aşırı yoğun bir noktadan Big Bang ile başladı. Bunun haricinde Big Bang’a alternatif teorileri günümüzde tartışılıyor bkz: big spank. İlerleyen yazılarımızda bu konuyu da işleyeceğiz.

Evren, yani zaman kavramı ortaya çıktıktan sadece 10-34  üncü saniyeye kadar bildiğimiz 4 temel kuvvet çekirdek halinde bir aradaydı. İlerleyen 10-34′üncü saniyeden sonra evren aşırı ve ani bir enflasyona(genişleme) maruz kaldı. Araştırmalar gösteriyor ki enflasyonun şiddeti, evreni ışık hızının üstünde bir genişleme hızına ulaştırdı.

Bu genişlemenin sonucu olarak evren soğumaya ve ıssızlaşmaya başladı. Sıcaklık düşmesi sayesinde 4 temel kuvvet ayrışabildi. Artık atom oradan da günümüze kadar gelecek bir nükleosentez sürecinin önü açılmış oldu. Takip eden saniyelerde evrendeki ilk proton, nötron, elektron ve bunların karşıt parçacıkları oluşmaya başladı . Üçüncü dakikada artık sıcaklık 1032 kelvinden 109 kelvine düşmüştü. Bu sıcaklık düşüşü hafif elementlerin çekirdeklerinin sentezlenmesine yol açtı. Bu sürece “big bang nucleosynthesis” denmektedir . (Hydrogen , deuterium, helium, lithium)

İlk 380.000 yıla gelindiğinde sıcaklık hala ışık oluşması için çok yüksekti. Çünkü elektron yüksek sıcaklık sebebi ile atoma bağlanamıyordu. Evren koca bir plazma halindeydi diyebiliriz. İlerleyen zamanda evren daha da soğudu. 400.000 yıldan sonra artık serbest haldeki elektronun atoma bağlanması için uygun şartlar oluşmuştu ve açığa bugün hala gözlemleyebildiğimiz kozmik fon ışınımı açığa çıktı. Buna evrenin en büyük çığlığı da deniliyor. Bundan önceki 400.000 yıl, evren icin karanlık çağ olarak ifade edilir yani evrene dair en eski gözlemsel verimiz 13.4 milyar yıllık öncesi için yapılan tahminler matematiksel modellere dayanmaktadır. Nihayet hidrojen bolluklarının bir araya gelip sıkışması ile ilk yıldızlar bu yıldızlar bir araya gelip ilk galaksileri oluşturdu.

Evren başlangıcından bu yana hızlanarak genişlemeye devam etti ve ediyor. Buna neyin sebep olduğunu hala bilmiyoruz. 20. yüzyılda ve 21. yüzyılda bu fenomene karanlık enerji diyoruz. Bu genişleme ve ani enfilasyon olmasaydı şu an bildiğimiz anlamda yaşam açığa çıkmayacaktı. Bu gerçekte karanlık enerjinin gizemini bizim için daha cazip kılıyor.

Kaynak

Bir Yorum Yazın